Vatandaşlar ‘Çin Seddi’ diyordu… Bakan görünce ‘yıkın’ dedi

TRABZON’un Akçaabat ilçesinde doğal güzelliğiyle öne çıkan Sera Gölü çevresinde yapımı tartışmalara neden olan beton duvarın yıkımının ardından başlatılan ’Geosentetik donatılı duvar’ çalışmalarında sona gelindi. Oluşturduğu görüntü kirliliği nedeniyle eleştiri konusun olan göl kıyısı, yapılan projesiyle yeşil örtü ile kaplandı.

Read More

Böyle vahşet görülmedi! Nasıl öldürdüklerini anlattı…

KASTAMONU’da 5 kişilik Çataloğlu Ailesi’nin vahşice öldürüldükten sonra evlerinde yakılmasıyla ilgili tutuklanan Erhan Kaş ile kardeşi Ersan Kaş ve kayınpederi Ali Şahin hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, ’12 yaşındaki çocuğun da aralarında bulunduğu 5 kişiyi ’canavarca hisle öldürdükleri’ gerekçesiyle sanıkların 5’er kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapsi istendi. Sanıkların ayrıca ’mala zarar verme, yağma ve hırsızlık’ suçlarından da cezalandırılmaları talep edildi. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen sanık Ersan Kaş’ın, “Cesetleri bir araya getirip Fazıl’ın evinin altında bulunan 15 çuval çam çırasını üzerlerine, tüpleri de çevrelerine yerleştirdik. Bunun sebebi patlamanın ardından cesetlere dair hiç parça kalmasın düşüncesiydi. İnsan ve hayvan kemikleri karışsın, tespit edilemesin diye 30 kadar keçiyi evin altına sürdük” dediği ortaya çıktı.

Read More

Ahmet Maranki ifade verdi… Neden ‘Belgrad Ormanı’ dediğini anlattı

Akit TV’de katıldığı programda, “Şayet olursa gidecek hiçbir yerimiz yok. Benim umudum onun için Kafdağı’nın arkasında 25 Haziran’da… Olmadı zaten o zaman artık Belgrad Ormanı’nda ağacın dibinde talim şeyimizi oraya gömdük. Çıkaracağız sokağa artık…” diyen Ahmet Maranki, savcılıkta ifade verdi. Maranki ifadesinde, “Ben 1980 öncesi üniversitede okuyordum. O dönem yine sağ sol çatışması başta olmak üzere değişik terör saldırıları ile karşı karşıyaydı. O dönem ben adeta hayatta kalma ve öğrenimimi tamamlamak amacıyla judo gibi savunma sporlarına başladım. Zaman zaman arkadaşlarımızla Belgrad ormanlarına gider, orada olaylara karşı duyduğumuz kin ve nefreti, öfkemizi ağaçların altına toprağa gömerek bir nevi kendimizi topraklayıp stresimizi atıyorduk. Sporumuzu yapıyorduk ve bununla ilgili kendimizi geliştiriyorduk” dedi.

Read More